Uncategorized

ANKARA İLAHİYATTAN NOTLAR

Ankara’yı genel olarak bir çok kişi sevmez İnsanlara soğuk bir şehir gelir hem iklim olarak hem de bürokrat bir şehir olduğu için insanlar pek sevmez. Ben ise hem bu şehirde doğduğum için hem de bu şehirde bir çok dostum olduğu için çok severim benim gönlümde ayrı bir yeri vardır Ankara’nın. 3 hafta önce yine Ankara’daydım ama bu defa Ankara ziyaretimde daha önce hiç yanına gitmediğim bir abimin yanına gittim. Burada ismini vermemeyi tercih ediyorum kusura bakmayın. Bu abim Ankara İlahiyatta öğretim görevlisi biri bu sayede ilk defa bir İlahiyat Fakültesini gezme fırsatı buldum. Bana çok kıymet verdiği için Fakültenin içini, kampüsünü, konferans salonunu, kütüphanesini gezdirdi. Bugüne kadar bir çok öğretim görevlisi profesör, doktor, tanıdığım oldu bir çoğu ilahiyat alanında ama hiç bir zaman ilahiyat fakültesini gezme imkanı bulamamıştım kimseye sitem etmiyorum kısmet o güneymiş. İlahiyat deyince hele hele Ankara veya İstanbul ilahiyat deyince insanın önünü iliklemesi geliyor. Buralarda okumak ” ayrı bir karizma” katıyor insana, Vallahi hiç kimseye yalakalık yapmak için söylemiyorum evet son yıllarda modern akımlar ilahiyatçıları zor durumda bıraktı. İlahiyat fakülteliler kötü damgalar yediler ama bu ilim yuvaları olduğu gerçeğini değiştirmez. Hadis, Fıkıh, dinler tarihi ve benzeri alanlar her biri bir okyanus gibi ilim alanıdır her biri ayrı ayrı değerlidir ve hiç birinden vazgeçilmez. Ankara ilahiyatı gezerken bu okyanusta bir damlacık olduğumu hissettim ilk defa bu okyanusa bu kadar yakın olmak beni o kadar çok heyecanlandırdı ki size anlatmam mümkün değil bu fırsat insana kaç kere gelir ben bu abime en kalbi duygularımla teşekkür ediyorum.

Selam ve Dua ile…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir