Uncategorized

SAPLANTILI BİR AŞK MASUMİYET MÜZESİ

Hafta sonu Orhan Pamuk’un Masumiyet Müzesine gittim, daha önce hem romanını okumuştum ve Netflix’te filmini izlemiştim. Orhan Pamuk benim açımdan ne Müslümanları nede solcuların sevdiği bir isimdir. Malum Ermeniler konusunda yaptığı açıklamalar zamanında çok tartışılmıştı. Buna rağmen Edebiyat açısından post modern Edebiyatı’n en önemli isimlerinden biri olduğunu kabul etmek lazım. 2008 de yayınladığı Masumiyet Müzesi romanı Kemal Basmacı ve Füsun Keskin’in saplantılı aşklarını anlatan bir romandır. Bu roman iki sene önce Netflix tarafından filmi yapıldı. Orhan Pamuk bu karakterleri o kadar iyi anlatmış ki sanki gerçekte yaşamışlar gibi Müzesini açtı. Düşünebiliyor musunuz ki  o kadar büyük bir aşk ki Füsun’un kullandığı taraktan diş fırçasına içtiği kahve fincanına kadar Kemal tarafından saklanmış ve güya Orhan Pamuk’a teslim edilmiş. Filimde böyle anlatılıyor, peki bu aşk mı? yoksa bir saplantı mı? Müzeyi gezerken düşündüm bizim geleneksel halk hikayelerimizde Leyla ile Mecnun Kerem ile Aslı gibi figürlerimiz var. Bunlar kavuşamayan büyük aşıklar ama hiç birinde bu kadar büyük bir saplantı göremedim. Evet büyük bir sevgi var ama bu sevgi temiz kalmayı başarabilmiş, mesela hiç bir zaman nikahsız birlikte olmayı öven bir halk hikayesi yoktur. Post Modern edebiyat bırakın nikahsız bir arada olmayı zaman zaman eşcinsel ilişkileri öven örnekler veriyor ki bu işler birazda arz talep meselesi yani okur neyi isterse yazar onu veriyor. Ama ben Müzeyi gezerken Kemal’in ve Füsun’un gerçekte yaşamışlar gibi bir hisse kapıldım burasıda gerçek.

Selam ve Dua ile…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir